Türkiye'de hala yapılacak çok iş var diyen Asos Yönetim KuruluBaşkanı Murat Dilmen'le
Asos'un gelişimini ve çalışmalarını konuştuk. Asos'un kuruluşundan bahseder misiniz? "Dilmenlerde otuz yıllık bir makine tecrübem var. Ama orada sadece tekstil sanayine makine üretiyorduk. Tekstil sektöründe 30 yıllık bir geçmişim olmasına rağmen, Türkiye'de sadece tekstil makinesi imal ederek daha fazla bir gelecek olduğuna inanmıyorum. Tekstil sektörünün şu anki konumu benim bu fikrimi onaylar gibi. Tekstil sektörü inişe geçmişse, alternatif sektörlere geçmekte her zaman fayda var. Vizyon olarak farklı sektörlerde olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Biz de bu düşünce ile Asos'u 2006 Nisan ayında kurduk. şu anda 10 tane farklı sektöre hizmet veriyoruz. Sanayide otomasyonun, makinanın ve imalatın olduğu her sektöre hizmet verebiliyoruz. Türkiye'de hala yapılacak iş olduğunu gördüğümüz için bu kriz ortamına rağmen firmayı kurarak, 30 kişilik bir kadro ile istihdam oluşturduk. Türkiye'de Asos gibi hem otomasyon, hem de makina imalatı yapabilen firmaların sayısı oldukça az. Asos, özel çözümler üreten bir firma. Türkiye'nin bazı makinalarda yurtdışına bağımlılığı var. Oysa Asos gibi firmalar bu tür makineleri yapabilirse, bu Türkiye için büyük bir kazanç olacak. Dolayısıyla böyle firmaların olmasında büyük fayda var. Bugün Festo firmasının Trakya sistem entegratörü olduk. Daha ileriki dönemlerde robotik uygulamalara geçeceğiz. Bilindiği gibi Türkiye'de enerji açığı var. Bu enerji açığının giderilmesi için doğal gaz ve rüzgar gülü tribünleri bol miktarda ithal ediliyor. Bunların uzaktan kumanda ile enerjilerinin yönlendirilmesi ile ilgili gerekli yazılmlar var. Bu yazılımları da yapabilecek güçteyiz. Onun için 2009'un Ocak ayında Dudullu'da ATEC adı altında bir firma kurduk. O yazılımları da ATEC üzerinden yapacağız. Aynı zamanda Türkiye'de eskiden ithal edilmiş, modernizasyonu yapılması gereken binlerce makina var. Bu makinelerin computer sistemleri eskidiği için artık yedek parçasının da bulunması söz konusu değil.
Biz computer sistemini komple dışarıdan alıyoruz, yazılımını da kendimiz yaparak yeni sistemle donatıyoruz. Asos ve ATEC birbirini tamamlayan ve aynı zamanda bölgesel olarak güçlendirecek firmalar."
METAL VE YAZILIMI İŞLEYEN TERZi
Asos'un gelişiminden bahseder misiniz? "Biz farklı alanlarda çözüm üretiyoruz. Tekstilden kopmuş değiliz. Orada hala yapılması gereken işler var. Türkiye'de hiç bir tekstil makinecilerin yapamadğını Asos'ta yaptık. Tübitak'tan 2008 yılı içerisinde iki tane hibe projesi aldık. Toplam 300 bin Avro. Bu hibe projesini alabilmek için de özgün proje üretmeniz gerekiyor. iki tane çok özel makine tasarladık ve imal ettik. Makinelerimizi müşterilerimize kurduk ve onlar da çok ciddi avantajlar elde ettiler. Tekstilde firmaların alım gücü olmamasından dolayı, erteleme durumuna aldı lar. Asos'un tekstil bölümü, toplam üretimin % 20'sini geçmeyecek. Çevre teknolojileri, ileride çok büyük bir gelecek arz ediyor. Özellikle çevre teknolojisiyle ile ilgili Avrupa'nın Türkiye'ye ver diği bir fon var. Yılda 350 mil yon Avro'luk bu fonon çok iyi değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu konuda da Türkiye'de bir firma ile irtibat halindeyiz. 2008 yılında 4 milyon Avro ciro yaptık. Bizim amacımız teknolojik işler yaparak büyümek. Burası ana proje üreten bir firma. Yaptığımız işler konsept işlerdir. Trakya bölgesinde 900 tane firma var. Özellikle son zamanlarda bu bölgeye kurulan çok fazla alüminyum fabrikası var. Bu fabrikaların birçok hattı yurt dışından geliyor. Bu hatları incelediğimiz zaman bu hatların çok daha ucuza Türkiye'de yapılabileceğini gördük. Neden yurt dışından aldınız diye sorduğunuzda, adamların tek cevabı, Türkiye'de bunu yapan yok. Buradada çok ciddi açık var. Şu anda şişecamın yurdışında bir yatırımı var. Oranın da işlerini biz yapacağız. Doğru strateji ile, bizim dışımızdaki etkenler bazı şeyleri değiştirmezse, 2010 yılının Asos açısından çok iyi geçeceğini düşünüyorum. Kriz döneminde bile biz büyümeye devam ediyoruz. İşlerimizin daha iyi olacağına inanıyorum. Krizi fırsata çevirmeye ve etkilenmemeye çalışıyoruz. İş anlamında etkilenmedik ama, tahsilat konusunda piyasalardan dolayı etkileniyoruz. 2008 yılını % 90 dolulukla
geçirdik ve 2009'un ilk üç ayında da bu durum devam ediyor. Bundan sonrasını zaman gösterecek. Metal ve yazılımı işleyen bir terziyiz. Üretimimizin % 25-30'unu ihracat oluşturuyor."
FARKLI SEKTÖRLERE ÇÖZÜMLER
Son zamanlarda işletmeler tasarruf konularına dikkat etmeye başladı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz ve sizin bu konudaki hizmetiniz nedir? "Kar marjlarının yüksek olmasından dolayı, önceden kayıplar fazla dikkate alınmıyordu. Günümüzde ise, bu oran çok cüzi rakamlara gelince tasarruf tedbirleri de ön plana çıkmaya başlad›. Yapmış olduğumuz bir analizde, sadece tekstil sektöründe yılda 300 milyon Avro'luk fazladan enerji kullanıldığını tesbit ettik. Bu istatiskiki bir çalışmadır. Gerçekten önemli bir rakam. Size en son uyguladığıkız bir projeden bahsetmek istiyorum. Çorlu'da ilk 5 büyük firma arasına giren, tekstil sektöründe köklü bir firmaya iş yaptık. Firmada kızgın yağla ısıtılan ramlar vardı. Bir ramın yıllık enerji maliyeti 280 bin Avro. Biz kızgın yağ sistemini iptal ederek, yıllık maliyeti 170 bin Avro'ya düşürdük. Şu anda da 4 tane makineyi kızgın yağdan, doğalgaza çeviriyoruz. Yıllarca bu paralar ceplerimizden uçup gitmiş. Bu tür çalışan firmalarımızın bir an önce maliyetlerini düşürücü tedbirler almaları gerekiyor. Biz bu konularda da onlara çözüm üretiyoruz. Hala eski yöntemle çalışmayı sürdürmek isteyen firmalarımıza da yapacak bir şeyimiz yok. Yeni kurmuş olduğumuz ATEC'de yazılm konusunda hazır ürünlerimiz var. ATEC'de şu anda bir fabrika bakım programı var. Bu programı fabrika satın aldığı zaman, bütün işlemlerini buradan takip edebiliyor. Türkiye'de yazılım konusunun önü açık. Ürünümüz firmanın ve çalışanların verimlilğini artırıcı ve aksaklıkları ortaya çıkaran bir yazılım sistemi. Sanayi sektöründe faaliyet gösteren bütün firmalar bu yazılımı kolayca kullanabilirler. Yazılım artık sanayide olmazsa olmaz ürünlerden biri haline gelecek." Piyasaların durumunu nasıl değerlendireceksiniz? "Şu anda piyasalarda bir daralma söz konusu. Bunun değişik sebebleri var. Herkes kendini koruma planı içerisinde. Krizden dolayı elindeki sermayeyi kaybetmeyeyim ve borcumu daha uzun vadede ödeyeyim düşüncesi hakim. Bunu bizim gibi firmaların bireysel olarak aşması mümkün değil. Bu dünyada var olan bir kriz. Bunun 2009'un sonundan önce de düzeleceğine inanmıyorum. Bu krizden en çok etkilenen Avrupa. Amerika'dan başlayan bu kriz nasıl etkilerini kaybederse, insanlarda çok ciddi yatırım planları ortaya çıkacaktır. Ama o zamana kadar da sermayesi olan, doğru çalışan firmalar ayakta kalacak. Sermayesi olmayan firmaların ayakta kalma Şanslarının olduğunu düşünmüyorum. Özellikle tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmalarımız, farklı ürünler yapmadığı sürece onlarında yaşama
şansı çok zor. Bundan sonra tekstil makine talebinin çok fazla canlanacağınıda düşünmüyorum. 2009'dan sonra farklı sektörlerde çok farklı iştalebinin olacağ›na inanıyorum." İki sene içerisinde
kendi yerlerine geçeceklerini ve işyerinde çalışan insanların değişmemesinin firmaya çok şey kazandırdığ›na inandığını vurgulayan Murat Dilmen, müşteri memnuniyetinin firmaları yukarı taşıyacağını söyledi.